“Ben sadece iki dalda uzman olan bir doktor değil, dört toplama kampında sağ€ kalmayı› başaran biriyim de. Bu nedenle de tüm zorlamaların üstesinden gelirken, en kötü ve en zor koşullarla karşı karşıya kalınsa bile, direnç göstermeyi, insanın özgürlüğünü, ‘Ruhun Meydan Okuması’ dediğim şeyin gücünü kullanmayı› bilirim.” Viktor E. Frankl Viktor Frankl, “Ruhun Meydan Okuması” ile ilk bakışta çeşitli metinlerinde tekrarladığı, Nietzsche’den alıntıları çağrıştıran, benzer bir konsept sunmuştur: “Yaşamak için bir nedenin varsa, her şeye katlanılır.” Nietzsche’de “katlanmak” pasif bir şekilde geçerli olurken, Frankl bunu aktif “Ruhun Meydan Okuma Gücü”ne dönüştürür: “Yaşamak için bir nedeni olan, hemen her şeye bir şekilde katlanır.” “Dirençli olma” ve “ruhun meydan okuma gücü” birbiriyle nasıl ilişkilendirilir? Bu kitapta, iki kavram arasındaki farklılık ve benzerlikleri dile...
“Yaşamdan ne bekliyorsunuz?” sorusuna felsefi bir bakış açısıyla yaklaşan bu kitap sayesinde mutluluğa, huzura, üretkenliğe ulaşmanın, bireysel hedefimize doğru ilerlerken karşımıza çıkabilecek sıkıntılarla başa çıkmanın yollarını öğreniyoruz. Tiberius’un sunduğu stratejiler hayatı kesinlikle kolaylaştıracak türden.
Küreselleşmenin bizi nereye taşıdığını, enformasyon çağının, bireyi ve toplumu nasıl değiştirdiğini inceleyen Lawrence M. Friedman geleneksel toplumla modern toplum arasındaki ayırım, kimlik ve otorite kavramlarındaki değişimle açıklıyor. Ona göre, geleneksel toplumda, kimlikleri ve ilişkileri belirleyen "dikey" düzenin yerini modern toplumdaki "yatay" düzene bırakmış olması, günümüzün birçok siyasi olgusunun da çıkış noktası. Bireyin tercihlerinin önem kazanması ve ‘’dayatılmış kimliklerin’’ yerini, "seçilmiş, yaratılmış, benimsenmiş kimliklerin" alması, hem bireyselliği ön plana çıkarıyor, hem de "kimlik politikalarını" toplumun motor güçlerinden biri haline getiriyor.
“Günümüzde boşanmalar ve ilişkilerdeki istikrarsızlık sıkıntılı bir hal alsa da, kadın-erkek ilişkisi bağlamında tamamen yeni bir bilinçlenmenin sınırında olduğumuza inanıyorum. Daha büyük bir psikolojik bilinçle ve cinsel kimlik savunmalarından kurtulmakla, ilişkilerimiz gelişme ve karşılıklı özgürleştirme sürecine girebilir. İlişkilerde insanların yaşı ilerledikçe, olgunlaşma, daha fazla oyunbazlık, kendini ifade etme ve samimi yakınlıkla sonuçlanan türden bir öz farkındalık kazanacaklardır. Bu kitap, bir üçlemedeki son kitaptır. Bu üçlemenin ilki olan Erkek Olmanın Tehlikeleri’nde geleneksel erkekliğin ruhsal payandaları ve öz-yıkıcılığı incelenmiştir. Bunu izleyen Yeni Nesil Erkek’te yeni gelişmekte olan erkek bilinci ve bunun gelişen kadın bilinciyle ilişkisi ele alınmıştır. Yeni Kadın-Erkek İlişkileri ise yani bu kitap; öfke, engellenme ve yakınlık korkusu yaratan geleneksel ilişkilerin temellerini incelemektedir. Kitapta daha sonra geçmişten uzaklaşan geçiş yolu ve...
“Bu kitabı yazma amacım, erkek ve erkeğin kadınla arasında geçenlerin geleneksel olarak nasıl yürüdüğünü; kadın bilincinin değiştiği günümüzde ne durumda olduklarını ve erkeğin bir gün kendini sorgulamaya, yeniden şekillendirmeye ve kendi davranış rolünü ve öz farkındalığını genişletmeye başladıkça neye dönüşebileceğini incelemek.” –Herb Goldberg Kadın-erkek ilişkilerinde erkeklerin dünyasının en önemli sesi olan ve dünyada çok satanlar arasında uzun süre yer alan “Erkek Olmanın Tehlikeleri” adlı kitabın yazarı Dr. Herb Goldberg, bu zorlu bağların iç işleyişini bu kitapta araştırıyor ve erkeklerin kendilerini acı veren klişelerden nasıl kurtarabileceklerine dair net bir vizyon sunuyor.
Esther Vilar 1971 yılındaki ilk basımında büyük tartışmalara yol açan bu kitabında, her zaman gündemde olan klasik kadın - erkek ilişkisine ilginç bir bakış açısı getirmiştir. Kitaptaki çok provokatif, çok sert saptamalar ciddi eleştirilere ve yazarın kadın düşmanlığı ile suçlanmasına yol açmıştır. Hatta görüşlerinden ötürü ölüm tehditleri bile almıştır. Kuşkusuz yazarın amacı kadın düşmanlığı değildir. Vilar’ın amacı belki bir değişim umudu yakalanabilir düşüncesiyle kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine dürüstçe bakabilmelerine neden olmaktır.