Hiçbir şey için kaygılanmasaydın hayatın nasıl olurdu hiç düşündün mü? Elinde tuttuğun bu kitap, günümüzde çok sık karşılaştığımız ama çoğu zaman ne yapacağımızı bilemediğimiz bir konuya, anksiyeteye odaklanıyor. Sayfaları çevirdikçe birçok tanım sana tanıdık gelecek, sık sık “Evet, tam da böyle hissediyorum!” ya da “Meğer başıma gelen şey bundan kaynaklıymış,” diyeceksin. Çünkü Ferran da tıpkı senin ve benim geçtiğimiz yollardan geçti. Kendini bu kavrama öylesine adadı ki şimdi İspanya’da bu sorunla mücadele eden binlerce kişiye yardım ediyor, yazdığı kitaplarla tüm dünyaya ulaşıyor. Üstelik bunu tek başına yapmıyor. Bu kitapta yola birlikte çıktığı, nörobilim alanında doktora yapmış Sara Teller ile el ele vererek, anksiyete atakları sırasında beynimizde neler olup bittiğini ve bunların nedenlerini bilimsel bir çerçevede bizlere sunuyor. Hem akıcı ve...
Bir tehdit anında keseli sıçan ağzı ve gözleri açık halde dona kalır. Nefesi yavaşlar, vücut ısısı düşer, dili mora çalar ve anal bezlerinden çürümüş bir cesedi andıran keskin bir koku yayılır. Adeta bir ölü gibi görünür. Ancak değildir. Bu ürkütücü performansın altında tetikte, algıları açık, kaçmaya hazır bir canlı vardır. Tıpkı Schrödinger’in ünlü düşünce deneyindeki kedisi gibi, o da bir anlamda hem ölü hem diridir. Peki ölüm gerçekten yalnızca insana özgü bir kavram mıdır? Bu kitap, keseli sıçanın “ölü taklidi”nden yola çıkarak hayvanların ölümle kurduğu karmaşık ilişkiye değiniyor. Kendi cenazesine katılan karıncalardan, cesetleri inceleyen ve temizleyen şempanzelere; sahiplerinin bedenini yiyebilen köpeklerden, bir ölümün gerçekleştiği yere temkinle yaklaşan kargalara; fildişi biriktiren fillerden, ölü yavrularını haftalarca yanlarında taşıyan balinalara kadar uzanan çarpıcı...