“Dünya standartlarında üç düşünürün yazdığı bu kitap, demokrasiyi kendisinden kurtarmak için ne yapılması gerektiğine dair taze ve iyi gerekçelendirilmiş bir teşhis sunmaktadır. Tarihsel ayrıntı, kavramsal argüman, ahlaki bakış açısı ve siyasal duyarlılık açısından bu kitabın sunduğuna uzaktan benzer bir şey sunabilecek başka hiçbir kitap yoktur.” ―Lars Tønder, Kopenhag Üniversitesi “Yirmi birinci yüzyılda demokrasi, totalitarizmin dışarıdan saldırısına uğramaktan ziyade içeriden yozlaşmaktadır. Sonuç olarak onu sadece korumakla kalmamalı, yeniden oluşturmalıyız. Bu kitap önümüzde duran görevi tanımlıyor. Siyaset felsefesi ve sosyal teorinin üç önemli isminin yazdığı bu eser, halk egemenliği ve eşitlik vaadinin popülist hükümetler ve neoliberal rejimler tarafından önemsizleştirildiği bir zamanda demokrasinin yeniden inşasına kavramsal olarak güçlü bir katkı sağlıyor.” ―Pierre Rosanvallon, Good Government: Democracy beyond Elections kitabının yazarı.
Haklı Savaşın Kökenleri, Yunan-Roma döneminden önceki üç bin yılda savaşa ilişkin etik düşüncenin inanılmaz zenginliğini ve karmaşıklığını ortaya koyarak, antik haklı savaş düşüncesinin, bugün Batının haklı savaş geleneğinin yapı taşları olarak kabul ettiğimiz şeylerin çoğunu ne ölçüde önceden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Keskin ve zarif bir dille yazılan kitapta Rory Cox, savaş, etik ve adalet arasındaki karmaşık ilişkiye dair en eski fikirlerin izini sürüyor. Üç antik Yakın Doğu kültürünün (Mısır, Hitit ve İsrailoğulları) etik düşüncesini inceleyerek, haklı savaş tarihinin daha önce sanıldığından çok daha eski ve coğrafi olarak yaygın olduğunu gösteriyor. Cox, haklı savaş düşüncesinin ortaya çıkışının, savaşın şiddetini rasyonelleştirme, kutsallaştırma ve nihayetinde meşrulaştırma arzusuna dayandığını açıklıyor. Savaşla ilgili en eski etik düşünce, savaşmayı kısıtlamak ya da kınamak yerine, devlet şiddetini...
Konuşmak İyileştirir, iyi sohbet sanatına güncel ve ilgi çekici bir yolculuktur. Paula Marantz Cohen, sohbetin bizi sosyal medyanın asla yapamayacağı şekilde birbirimize nasıl bağladığını açığa vuruyor ve birbirimizle özgürce ve hilesiz konuşmanın, sorunlu toplumumuzu rahatsızlıklarını iyileştirmenin ilk adımı olabileceğini açıklıyor. Cohen, öğretmen ve eleştirmen olarak onlarca yıllık deneyimine dayanarak, sohbet etmeyi ailelerimizde öğrendiğimizi ve ardından bu bilgiyi farklı görüş ve duyarlılıklarla karşılaştığımız daha geniş bir dünyaya taşıdığımızı savunuyor. Sohbeti teşvik etmede yiyeceklerin rolünü, kurgu eserlerde diyalog yazmanın zorluklarını, Zoom'un artılarını ve eksilerini, sohbetin vodvil gösterileriyle ilişkisini ve öğrencilerin düşünceler hakkında konuşmayı öğrendikleri iyi bir üniversite seminerinin eğitim değerini irdeliyor. Cohen, yaratıcılıklarını sohbetlerle besleyen ünlü yazar ve sanatçı gruplarından bazılarını inceliyor ve kötü sohbetlere yol açabilecek bazı alışkanlıkları ayrıntılarıyla anlatıyor. Güzelce...